Sınav Kaygısı Nasıl Yönetilir?

Belli düzeyde yaşanan stresin faydalı olduğunu savunan Psikiyatr Uzm. Dr. Arzu Erkan Yüce, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrencilere tavsiyelerde bulundu.

Milyonlarca aday, üniversite hayalini gerçekleştirmek için haftasonu Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek. Bütün bir yılın emeğinin birkaç saat içinde test edildiği sınava sayılı saatler kaldı. Doğal olarak adayların stres ve heyecanı da giderek artıyor. Sınav öncesinde ve sınav esnasında yaşanabilecek olumsuzluklara karşı adaylara tavsiyelerde bulunan Psikiyatr Uzm. Dr. Arzu Erkan Yüce, belli bir aşamaya kadar yaşanan stresin yararlı olduğunu dile getirdi.

 SINAV ÖNCESİ TAVSİYELER

Sınav öncesinde yapılan yeme, içme ve uyku değişikliklerinin genelde olumsuz sonuç verdiğini belirten Yüce, belli düzeyde yaşanan stresin motive edici olduğunu söyledi ve sınav öncesi yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirebilmek için şu tavsiyeleri verdi: “Stres yapmamalıyım diye kendini şartlandırmak en büyük stres kaynaklarından biri olabiliyor. O yüzden belli düzeyde stresin motive edici, odaklanmayı arttırıcı ve hedefe yaklaştırıcı olduğunu bilmekte fayda var. Sınav öncesi son günlerde, yeni bilgiler öğrenmeye çalışmak yerine bilinen konuları tekrar etmek daha yararlı oluyor. Tempoyu yükseltmek yerine son günlerde dinlendirici aktiviteleri tercih etmek gerekiyor. Sınav öncesi sağlıklı uykuya ulaşmak da her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu noktada gençler sınav öncesi uykusuzluk sorunuyla karşılaşabilir. Uyuyamıyorsa, yatakta karikatür, dergi ya da kitap okumak gibi dinlendirici ve keyif verici etkinliklerle, dikkat sınav kaygısı yerine farklı odaklara kaydırılabilir. Başarısızlığa neden olan etkenler arasında sınav öncesi yapılan alışkanlık değişiklikleri görebiliyoruz. Bu yüzden gençlere, son günlerde kendi rutinlerini bozmadan sınava hazırlanmaları gerektiğini söyleyebilirim. Sınav öncesinde bilinmeyen yiyecekleri yemek, açık gıdalar tüketmek; besin alerjileri veya gıdaların tolere edilmemesi gibi durumlar yaratabiliyor. Bununla birlikte adayların sınava nerede gireceğine, nasıl ulaşılacağına dair bir iki gün öncesinden araştırma yapmalarında yarar var. Hangi araçla ne kadar sürede sınav yerine erişim sağlayacağını deneyimlemek, deneyimlemek adayları sınava daha hazır hissettirecektir. Gecikme telaşının da oldukça dikkat dağıtıcı olduğunu biliyoruz.”

FARKINDALIK EGZERZİSİ

Sınava girecek adaylara ‘kendimle yarışıyorum’ diye düşünmelerini öneren Erkan Yüce, sınav esnasında yoruldukları ve bilgileri hatırlayamadıkları takdirde zihinlerini açmalarını sağlayacak farkındalık egzersizini şöyle anlattı: “Sınav sırasında moral bozukluğu, dikkat dağınıklığı, yorgunluk, bilgileri hatırlayamama ve kopmalar olabilir. Bu son derece olağandır. Bu esnada kalemi, kağıdı bırakmak ve gözlerini kapatarak derin nefes alıp vermek, burnunun bir deliğini kapatıp diğer deliğinden nefes alıp vermek, sonra diğer deliği kapatıp hareketi tekrarlamak ana odaklanmayı sağlar. Bu bir farkındalık egzersizidir. Kişiyi kendisine getirerek, kaygıdan uzaklaşmasını, dikkatini yeniden sınava yönlendirebilmesini sağlar. Bu uygulamadan sonra öğrenci sınava kaldığı yerden devam edebilir. Öğrenciler genelde Türkiye birincisiyle yarışıyormuş ve bütün soruları doğru cevaplaması gerekiyormuş gibi stres altına giriyor. Herkesin hedefleri ve kapasitesi aynı düzeyde değil. Dolayısıyla sınava bizi hedefimize götüren bir fırsat olarak bakmak ve ‘kendimle yarışıyorum’ diye düşünmek gerekir. Öğrencilere, deneme sınavlarındaki soru çözme alışkanlıklarını YKS’de devam ettirmelerini öneriyorum. Hangi alanda iyi olduklarını düşünüyorlarsa soruları çözmeye ondan başlasınlar. Alışkanlıklar bize güvende hissettirir ve bizi motive eder. Hem de sınava ısınmış olurlar.”

Ailelere de sınav sürecinde önemli görevler düştüğünü hatırlatan Erkan Yüce, “Genelde aileler de haklı olarak çok stresli ve kaygılı oluyorlar ve çocukları motive etmek için farklı yöntemler izliyorlar. Çocukların stresini arttıracak nitelikte söylemler yerine, ‘Bu sınav senin kişilik değerini, kimliğini değil, sınav sırasındaki performansını ölçüyor. İyi ya da kötü ne sonuç olursa olsun biz senin yanındayız, beraberiz’ mesajı vermek daha iyi olur” diye konuştu.

 

Röportaj: İnanç Ayar
Bu röportaj 29.06.2018 tarihinde Egetelgraf Gazetesi’nde yayımlanmıştır